Marcella Rossi, 19 yaşında ve hayatının tam ortasında durmuş gibi hisseden bir genç kadındı. Ne geçmişine tamamen ait hissediyordu, ne de geleceğine. Sanki iki dünya arasında asılı kalmıştı; biri onu tutan, diğeri ise çağıran.
Küçük bir sahil kasabasında doğmuştu. Dalga sesleri onun için ninni gibiydi, rüzgâr ise çocukluğunun tek sırdaşı. Ama o kasabada herkes birbirini tanır, herkes birbirinin hayatını bilirdi. Marcella’yı farklı yapan şey ise kimsenin onun iç dünyasını gerçekten anlayamamasıydı...
